Marsilio Ficino'nun 1532 baskısında yer alan bu giriş pasajı, Pimander'in yani ilahi zihnin insana nasıl aktığını anlatır. Hermes'in öğretisine göre ilahi ışık, ancak duyuların ve hayal gücünün karanlığından sıyrılmış, güneşe dönen ay gibi tümüyle Tanrı'nın zihnine yönelmiş bir ruha dolar.
Demek ki Mercurius, Asclepius ile Tatius'u ilahi şeyler konusunda eğitmeyi tasarlar. Öğrenmemiş olan, ilahi şeyleri öğretemez. Oysa insani zekâ ile, insan doğasının üstünde olan şeyleri keşfedemeyiz. Bu yüzden ilahi bir ışığa ihtiyaç vardır, ki güneşin ışığıyla güneşin kendisini görebilelim.
Gerçekten de ilahi zihnin ışığı, ruh tıpkı güneşe dönen ay gibi bütünüyle Tanrı'nın zihnine yönelmedikçe ruha asla akıtılmaz. Ruh, kendisi de bir zihin haline gelmedikçe zihne dönmez. Ne var ki ruh, duyuların aldatmacalarını ve hayal gücünün bulutlarını bir yana bırakmadan bir zihne dönüşemez.
Bu nedenle bizim Mercurius'umuz duyuların ve hayal gücünün karanlığını üzerinden atar ve kendini zihnin kutsal mabedine çağırır. Çok geçmeden Pimander, yani ilahi zihin, onun içine akar. Böylece o, hem Tanrı'da var olan hem de Tanrı'dan akan tüm şeylerin düzenini seyreder. Nihayet ilahi ruh tarafından kendisine açılanları diğer insanlara açıklar.
Kaynak metin (İngilizce çeviri)
- Eser
- Pimander, de potestate et sapientia Dei (Corpus Hermeticum)
- Metin
- Marsilio Ficino'nun ithaf yazısı, sayfa 13
- Atfedilen
- Hermes Trismegistus
- Basım
- 1532
- Dijital kaynak
- Source Library (Latinceden İngilizceye çeviri)
- Türkçe çeviri
- Şira Nur Uysal, Kutsala Dönüş
Kaynak metin ve çevirisi CC BY-SA 4.0 lisansıyla, Source Library (sourcelibrary.org) atfıyla paylaşılmaktadır. Bu Türkçe çeviri de aynı lisansla açıktır.
Bu Metin Neden Önemli
Metin, Hermetik düşüncenin çekirdeğini özetler, insan aklının kendi gücüyle aşamayacağı hakikatlere ancak ilahi bir aydınlanmayla erişilebileceğini söyler. Ruhun bir zihne dönüşmesi ve Pimander'in ona akması, Rönesans Neoplatonizminin bilgi ve tanrısal temas anlayışını belirleyen temel bir imgedir.