Boethius, altıncı yüzyılın başında kaleme aldığı bu temel incelemede, müziği yalnızca kulağa hoş gelen bir sanat olarak değil, evrenin kendisini düzenleyen matematiksel bir ilke olarak ele alır. Pythagorasçı ve Platoncu düşünceden beslenen yazar, müziği üçe ayırır: dünyanın müziği, insanın müziği ve çalgıların müziği. Aşağıdaki pasaj, bunların ilkine, yani göklerin dönüşünde ve mevsimlerin düzeninde işitilmeyen ama var olduğu düşünülen o kozmik uyuma, sonraki çağların Küreler Müziği diye adlandıracağı düşünceye ayrılmıştır.
Bunlardan ilki, yani dünyaya ait olan müzik, özellikle göğün kendisinde görülen şeylerde, unsurların yapısında ya da mevsimlerin çeşitliliğinde gözlemlenmelidir. Zira göğün bu denli hızlı düzeneği, nasıl olur da sessiz ve dingin bir seyir içinde hareket edebilir? Ve o ses kulaklarımıza ulaşmasa bile, ki bunun pek çok nedeni vardır, yine de bu denli büyük cisimlerin bu denli hızlı hareketinin hiçbir ses uyandırmaması imkânsızdır. Hele ki yıldızların yörüngeleri öylesine yerinde bir uyumla birbirine bağlanmıştır ki, bundan daha iyi yapılandırılmış, bundan daha ahenkle kaynaşmış hiçbir şey tasavvur edilemez.
Kimileri daha yükseğe, kimileri daha aşağıya taşınır, yine de hepsi eşit bir itkiyle döndürülür, öyle ki birbirinden farklı bu eşitsizlikler aracılığıyla yörüngelerinin belirli bir düzeni korunur. İşte bu yüzden göksel dönüşten belirli bir ahenk düzeni eksik olamaz. Şimdi gerçekten de, belirli bir uyum unsurların dört türünü ve onların birbirine zıt güçlerini birleştirmemiş olsaydı, bunların tek bir bedende ve düzenekte nasıl bir araya gelebileceği düşünülebilir miydi?
Nasıl ki pes tellerde sesin bir sınırı vardır, öyle ki derinlik fazla aşağıya inmez, tiz tellerde de o keskinlik sınırı korunur, öyle ki teller aşırı gerginliğin inceliğinden kopmaz, bütün ise kendisiyle tutarlı ve uyumlu kalır. İşte dünyanın müziğinde de hiçbir şeyin, kendi aşırılığıyla bir başkasını yok edecek kadar taşkın olmadığını görürüz. Aksine, her ne varsa, ya kendi meyvelerini verir ya da başkalarının vermesine yardım eder. Zira kışın büzdüğünü ilkbahar gevşetir, yazın kavurduğunu güz olgunlaştırır.
Kaynak metin (İngilizce çeviri)
- Eser
- De Institutione Musica (On the Institution of Music), Kitap I, Bölüm 2: Müziğin Üç Türü Üzerine
- Metin
- Sayfa 7 (Kitap I, Bölüm 2, musica mundana bölümü)
- Atfedilen
- Boethius
- Basım
- 15. yüzyıl elyazması (c. 1490), Latince. University of Pennsylvania Libraries (LJS 47), Internet Archive üzerinden.
- Dijital kaynak
- Source Library (Latinceden İngilizceye çeviri)
- Türkçe çeviri
- Şira Nur Uysal, Kutsala Dönüş
Kaynak metin ve çevirisi CC BY-SA 4.0 lisansıyla, Source Library (sourcelibrary.org) atfıyla paylaşılmaktadır. Bu Türkçe çeviri de aynı lisansla açıktır.
Bu Metin Neden Önemli
Bu pasaj, eserin ikinci bölümünden, müziğin üç türünü tanıtan kısımdan alınmıştır. Boethius burada dünyanın müziğini (musica mundana), yani göklerin dönüşünde ve doğanın düzeninde var olduğu düşünülen işitilemez uyumu betimler. Bu düşünce, Cicero'nun Scipio'nun Rüyası'ndan ve Platon'un Timaios'undan gelen antik kozmoloji geleneğini Orta Çağ'a taşımış, sonraki yüzyıllarda Küreler Müziği kavramının temel kaynağı olmuştur.