Kadim Kaynaklar · Açık Kütüphane

Müziğin İlkeleri Üzerine

De Institutione Musica

Boethius
De Institutione Musica (On the Institution of Music), Kitap I, Bölüm 2: Müziğin Üç Türü Üzerine, 15. yüzyıl elyazması (c. 1490), Latince. University of Pennsylvania Libraries (LJS 47), Internet Archive üzerinden.

Boethius, altıncı yüzyılın başında kaleme aldığı bu temel incelemede, müziği yalnızca kulağa hoş gelen bir sanat olarak değil, evrenin kendisini düzenleyen matematiksel bir ilke olarak ele alır. Pythagorasçı ve Platoncu düşünceden beslenen yazar, müziği üçe ayırır: dünyanın müziği, insanın müziği ve çalgıların müziği. Aşağıdaki pasaj, bunların ilkine, yani göklerin dönüşünde ve mevsimlerin düzeninde işitilmeyen ama var olduğu düşünülen o kozmik uyuma, sonraki çağların Küreler Müziği diye adlandıracağı düşünceye ayrılmıştır.

Müziğin İlkeleri Üzerine
Dünya Monokordu (Monochordum Mundi), kürelerin uyumunu gösteren diyagram. Tanrı'nın elinden sarkan tek tel, kozmosu pes seslerden tiz seslere doğru düzenleyen evrensel ahengi simgeler.
Türkçe Metin

Bunlardan ilki, yani dünyaya ait olan müzik, özellikle göğün kendisinde görülen şeylerde, unsurların yapısında ya da mevsimlerin çeşitliliğinde gözlemlenmelidir. Zira göğün bu denli hızlı düzeneği, nasıl olur da sessiz ve dingin bir seyir içinde hareket edebilir? Ve o ses kulaklarımıza ulaşmasa bile, ki bunun pek çok nedeni vardır, yine de bu denli büyük cisimlerin bu denli hızlı hareketinin hiçbir ses uyandırmaması imkânsızdır. Hele ki yıldızların yörüngeleri öylesine yerinde bir uyumla birbirine bağlanmıştır ki, bundan daha iyi yapılandırılmış, bundan daha ahenkle kaynaşmış hiçbir şey tasavvur edilemez.

Kimileri daha yükseğe, kimileri daha aşağıya taşınır, yine de hepsi eşit bir itkiyle döndürülür, öyle ki birbirinden farklı bu eşitsizlikler aracılığıyla yörüngelerinin belirli bir düzeni korunur. İşte bu yüzden göksel dönüşten belirli bir ahenk düzeni eksik olamaz. Şimdi gerçekten de, belirli bir uyum unsurların dört türünü ve onların birbirine zıt güçlerini birleştirmemiş olsaydı, bunların tek bir bedende ve düzenekte nasıl bir araya gelebileceği düşünülebilir miydi?

Nasıl ki pes tellerde sesin bir sınırı vardır, öyle ki derinlik fazla aşağıya inmez, tiz tellerde de o keskinlik sınırı korunur, öyle ki teller aşırı gerginliğin inceliğinden kopmaz, bütün ise kendisiyle tutarlı ve uyumlu kalır. İşte dünyanın müziğinde de hiçbir şeyin, kendi aşırılığıyla bir başkasını yok edecek kadar taşkın olmadığını görürüz. Aksine, her ne varsa, ya kendi meyvelerini verir ya da başkalarının vermesine yardım eder. Zira kışın büzdüğünü ilkbahar gevşetir, yazın kavurduğunu güz olgunlaştırır.

Bu denli büyük cisimlerin bu denli hızlı hareketinin hiçbir ses uyandırmaması imkânsızdır.
Kaynak metin (İngilizce çeviri)
And first, that which is of the world is to be observed especially in those things which are seen in the heaven itself, or in the structure of the elements, or the variety of the seasons. For how can it be that such a swift machine of heaven is moved in a silent and quiet course? And even if that sound does not reach our ears, which must happen for many reasons, it is nonetheless impossible that such a very swift motion of such great bodies should stir no sounds at all, especially since the courses of the stars are joined together by such a fitting adaptation that nothing so well-structured, nothing so blended together, can be imagined. For some are carried higher, others lower, and yet all are revolved with an equal impulse, so that through their diverse inequalities a fixed order of their courses is maintained. Whence a fixed order of modulation cannot be absent from this celestial rotation. Now truly, unless a certain harmony joined the four varieties of the elements and their contrary powers, how could it be that they should come together into one body and machine? And just as in the low strings there is a limit to the voice, so that the depth does not descend too far, and in the high strings that limit of sharpness is guarded so that the strings do not break from the thinness of too much tension, but the whole is consistent and fitting with itself; so also in the Music of the world we perceive that nothing is so excessive that it destroys another by its own excess. Rather, whatever it is, it either brings forth its own fruits or helps others to bring them forth. For what winter constricts, spring loosens, summer parches, and autumn ripens.
Kaynak Künyesi
Eser
De Institutione Musica (On the Institution of Music), Kitap I, Bölüm 2: Müziğin Üç Türü Üzerine
Metin
Sayfa 7 (Kitap I, Bölüm 2, musica mundana bölümü)
Atfedilen
Boethius
Basım
15. yüzyıl elyazması (c. 1490), Latince. University of Pennsylvania Libraries (LJS 47), Internet Archive üzerinden.
Dijital kaynak
Source Library (Latinceden İngilizceye çeviri)
Türkçe çeviri
Şira Nur Uysal, Kutsala Dönüş

Kaynak metin ve çevirisi CC BY-SA 4.0 lisansıyla, Source Library (sourcelibrary.org) atfıyla paylaşılmaktadır. Bu Türkçe çeviri de aynı lisansla açıktır.

Bu Metin Neden Önemli

Bu pasaj, eserin ikinci bölümünden, müziğin üç türünü tanıtan kısımdan alınmıştır. Boethius burada dünyanın müziğini (musica mundana), yani göklerin dönüşünde ve doğanın düzeninde var olduğu düşünülen işitilemez uyumu betimler. Bu düşünce, Cicero'nun Scipio'nun Rüyası'ndan ve Platon'un Timaios'undan gelen antik kozmoloji geleneğini Orta Çağ'a taşımış, sonraki yüzyıllarda Küreler Müziği kavramının temel kaynağı olmuştur.

← Kadim Kaynaklar Kadim Bilgelik Sözlüğü →